6 Ekim 2011 Perşembe
detaylara takılıp düşmek istiyorum -34-
bazen, minibüsten inecekken kapıyı su birikintisine denk getiren şoföre daha önce kötü bir şey yapıp yapmadığımı düşünüyorum.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -33-
son yudumu bardakta beklerken garson tarafından hunharca alınan içeceğimin gidişine ses etmeyişim de beni yıldıran hadiselerden biridir. yalnız kalmak istiyorum.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -32-
yanan sigaranın tabladaki diğer izmariti yakması, ortalığa kesif bi koku yayıldıktan sonra bunu fark etmek, yanan izmariti söndürmek için tutacak yerini bulamamak... yazarken bile gerildim.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -31-
telefonunun şarjı çok dayanıyorsa bu telefonun kalitesini değil, senin yalnızlığını gösterir. senin dediysem genel konuşuyorum.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -30-
veda tokalaşmasında aklına bir şey gelip anlatan ve bu süre zarfında elini sıkmaya devam eden insanın elini güneşe koysak daha çabuk çözülür mü?
detaylara takılıp düşmek istiyorum -28-
sabah 6'da sahil kenarında ayılmaya çalışanların yanından geçen dinç sabah sporcuları! bizim üstümüzden az ego depolamıyorsunuz.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -27-
internet kafelerde kendimi demirkubuz karakteri gibi hissediyorum. size de oluyo mu o?
detaylara takılıp düşmek istiyorum -26-
anneler mi en önemli sahnede tv'nin önüne geçer yoksa onlar önüne geçtiği için mi en önemli sahnenin o olduğunu düşünürüz?
detaylara takılıp düşmek istiyorum -25-
"90'lar neydi ya"nın muhabbet açma gücü herkül'de yoktur. olsaydı da alakasız olurdu.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -24-
çakmağımla sigaranı yaktıktan sonra elimi niye dürtüyorsun ey yabancı? tikim olsa, elimin tersi elmacık kemiğine gömülse?
detaylara takılıp düşmek istiyorum -22-
-hadi onu da ye.
-yok yok ben yedim o senin.
-yok abi ben şiştim valla...
ortak tabakta kalan son lokma gerginliği diye bir şey var.
-yok yok ben yedim o senin.
-yok abi ben şiştim valla...
ortak tabakta kalan son lokma gerginliği diye bir şey var.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -21-
10 kuruş para üstü kaldığında sadece fiş için bekliyormuş gibi yapmak da hobilerim arasındadır.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -20-
mutlak golü önleyen defans oyuncusunun, pozisyondan hemen sonraki mağrur ve otoriter duruşuna sahip olmak istiyorum.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -19-
el kaldırmadığım halde önümde duran minibüs şoförleri, bakın sorun sizde değil bende. ben sizi hak etmiyorum.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -18-
giyisi mağazasında deneyip vazgeçtiğim tişörtleri utanarak katlayıp yerine koymaya çalışmışımdır hep. ancak asla personel gibi katlayamayışım beni iki misli utandırmış o mağazadan bi an önce çıkmak istemişimdir. olamaz mı? olabilir.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -17-
karşıdan karşıya geçerken soluna dönüp hızla gelen arabayı görünce, çaresiz ve komik koşuşlar sergileyen bi insanım ben. üst geçitler yapılsın hayatıma.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -16-
şişenin dibinde kalan sıvı sabuna su ekleyip hala temizliyor diye kendimi kandırmak ne kadar kandırıkçı bir insan olduğumu gösterse de kandırıkçı kelimesini hala kullanıyor olmam çocukluğumu özlediğim anlamına gelebilmektedir. (bkz. e.t.j.l. La François 1947' syf. 304)
detaylara takılıp düşmek istiyorum -15-
alt komşunun balkonuna düşen çorabımı istemeye giderken takındığım şebelek gülümseme yine suratımda. aldırmalıyım onu.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -14-
'çıkmak isteyen varsa çıksın yoklamayı da aldım' diyen hoca bizi mi deniyor yoksa doğruyu mu söylüyor diye düşünerek geçirdiğim derslerle burdan köye yol yapardım düşüncesi belediye başkanı gibi hissettirir kendimi, heyecanlanırım.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -13-
'haberim yokmuş gibi çek' diye çekilen fotoğraflarımda rol yapamadığım hemen belli olur. hem, hangimizin olmaz ki?
detaylara takılıp düşmek istiyorum -12-
futboldan anlamayışım beni sohbetlerde hep kenara itmiş, 'e hagi geldi şimdi toplanır mı galatasaray' diye kenardan kenardan katılmaya çalışmışımdır hep. kimse beni duymamış elim cebimde uzaklaşmışımdır ordan.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -11-
elimi cebime attığımda uzamış tırnağımın arasına giren tütün parçaları yüzüme vurmuştur hep ne kadar pasaklı olduğumu.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -10-
eve alınan ikili paketteki ketçap-mayonezden önce mayonezin bitmesi ve bunun tam patates kızartıldığında öğrenilmesi örselemiştir belki azmimi. bu yılmışlığım bundandır belki.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -9-
hatalı sürücüye saydıran şoförün, o sinirle kendine destek bulmak için yolculara baktığı anda yüzümde oluşan 'haklısın abi' bakışı ikimizi muhabbetlere itmiş, geçenlerde yapılmış tüm hataları zevkle dinlemişimdir.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -8-
arama korkusuyla cüzdanda saklanıp incelen, neredeyse iki boyuta ulaşan o sigaralardır gençliğimin en büyük aksiyonları.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -7-
nasıl ayrılıyorsa kağıt süngerden, nasıl yakıyorsa o izmarit dudağı, işte öyle bir şeyler şiir olarak yazılabilir mesela. buradan tuna kiremitçi'ye serzeniyorum.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -6-
gitar çalan gencin yanına gidip "benim yeğenim de çalıyo bundan" diyen amcalar var ya hani. hah işte yaşlanınca onlardan olmayın.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -5-
barda yenisine param çıkışmayıp son fırtını iki saat beklettiğim biralardır çoğu zaman dert ortağım.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -4-
çocuğuna 'sevgilim' diye seslenen anneleri görünce anadolu çocuğu olduğum gelir aklıma.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -3-
tamam bayanlara öncelik vereceğiz girişlerde çıkışlarda da, bu minibüs kuyruğunda yandan yandan gelip önüne geçenler? bayanlığın adabı diye bi tüzük hazırlanmalı.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -2-
alelade uzatılan paketten ilkin o bisküviyi almayıp tekrar uzatılmasını beklemek, tekrarlanmadığını görünce kendime sövmek de hobilerim arasındadır.
detaylara takılıp düşmek istiyorum -1-
bi fotoğrafımızı çekebilir misiniz şeklinde bi yabancıya çektirilen fotoğraflarda hep kötü çıkmışımdır. ama "bi" fotoğraf dediğim için ikincisini isteyemem, içime atarım.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)